Roma'da Saldırıya Uğrayan Türkiye'nin Roma Büyük Elçiliği ziyareti

18 Ocak 2015 Pazar

Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Aydın Sezgin ile birlikte müşavirlikte incelemelerde bulunan ve saldırı anına ilişkin yetkililerden bilgi alan Çelik, daha sonra gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.

 

Avrupa Konseyi'nin toplantısı için iki gündür İtalya'da bulunduğu sırada olayın gerçekleştiğini aktaran Çelik, "Temaslarımızı sürdürürken maalesef Roma'daki bu Turizm Müşavirliğimize bir saldırı gerçekleşti. Bu vesileyle hem Sayın Büyükelçimize hem de müşavirlik çalışanlarımıza geçmiş olsun dileklerinde bulunmak ve olay mahallini de bizzat görmek için buraya gelmiş bulunuyorum. Hem büyükelçimize hem de burada bulunan çalışanlarımıza geçmiş olsun temennilerimizi iletiyorum" ifadelerini kullandı.

 

Çelik, Türkiye'nin Ortadoğu coğrafyasına komşu, güçlü ve büyük bir ülke olduğunu ifade ederek, "Bu saldırıyı ne amaçla yaptıklarını doğrusu biz izahta zorlanıyoruz. Büyük tahribatların olduğu Ortadoğu coğrafyasında halkların sığınağı diyebileceğimiz, sığınabileceği tek ülke. Hiçbir ayrım yapmaksızın Kürdüyle, Türkmeniyle, Arabıyla, Ezidisiyle bütün başı derde giren halklara kucak açmış ve herkese eşit muamele yapan bir Türkiye" diye konuştu.

 

Türkiye'nin Kobanilileri bağrına bastığını anlatan Çelik, "Konu Kobani ise Kobanili 185 bin Suriyeli vatandaşı, Kürt kardeşimizi, bizzat ben Şanlıurfa milletvekili olduğum, olayların içinde olduğum için söylüyorum; onları bağrımıza bastık, onların sıcak aşa, sıcak bir yuvaya kavuşmaları konusunda Türkiye yoğun bir ilgi gösteriyor. Araplara, Türkmenlere ve Ezidilere gösterdiği ilginin aynısını Kürtlere de gösteriyor" ifadelerini kullandı.

 

Suriye'nin cehenneme dönmesinde Türkiye'nin bir dahili ve yanan bu ateşi tek başına söndüreceği bir mesele olmadığını belirten bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Türkiye'nin bu kadar halkları kucaklayan, sahiplenen, onların acılarını dindirmeye çalışan tavrı karşısında… Hani yurt içinde birçok tahribatlar yaptılar ama yurt dışında böyle bir girişimde bulunmaları akılla izah edilecek bir durum olmadığını vurgulamak istiyorum ve kınıyorum, telin ediyorum. Onları aklı selime davet ediyorum. Kobani'de ne oluyor, Türkiye ne yapıyor bunları bir kez daha gözden geçirmelerinde yarar var diye bir kere daha ifade ediyorum."

 

-Gazetecilerin soruları

 

Sınırda sıcak çatışmaların devam ettiği anımsatılan bakan Çelik, "Tabii o bölgede, Kobani'de çatışma devam ediyor. Bizim bölgede iki havan topunun düştüğü ifade ediliyor. Bunlar sık sık oldu. Biz bizzat sınır bölgesinde Kobanililerin araçlarının tahliyesi ve birçok Kobanilinin Şanlıurfa'ya geçişiyle ilgili çalışmalarda da bulunduğumuzda bu tür silahlı çatışmadan Türkiye'nin, Türkiye topraklarına düşen havan toplarına biz de şahit olduk" ifadelerini kullandı.

 

Bakan Çelik, komşudaki yangının, isinin, pasının komşularına da sıçradığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

 

"Bundan kaçınmak mümkün değil ama biz biran önce o yangının sönmesi konusunda dünyayı, Avrupa'yı duyarlılığa çağırıyoruz. Koalisyon güçlerinin daha akılcı daha yerel, yani orada yaşanan olayları bilerek, tartarak, belki de Türkiyenin öncülüğünde, çünkü o coğrafyaları en iyi bilen ülke Türkiye… Orada olup bitenleri en iyi yorumlayan ve çözümü de en iyi üretecek olan Türkiye'dir. Türkiye'nin öncülüğünde, Türkiye ile beraber bu yangının söndürülmesi konusunda dünyanın bir birliğe ihtiyacı var. Bir el birliğine ihtiyacı var, aksi takdirde bu yangın bölgesel olmaktan çıkar ve benim canım yanmıyor diyenlerin bu ateşten kaçınması mümkün olmaz."

 

Bölücü terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın resmi müzakereci olarak kabul edileceğine yönelik gündemdeki iddialar hatırlatılan Çelik, ada ile bir temasın olduğu yönünde daha önce resmi makamlardan açıklamalar olduğunu ve bu konuyu abartmaya gerek olmadığını vurgulayarak, "Netice itibariyle terör faaliyetleri neticesinde yargının cezalandırdığı bir hükümlüden bahsediyoruz ve bu çerçevede son dönemlerde yaşanan barış süreciyle ilgili olarak huzurun, kardeşliğin kalıcı hale gelmesi konusunda devlet organlarımız gerekli çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu konuda kiminle ne zaman nasıl görüşüleceği hukuk devletinde sınırları bellidir. Onun dışında abartılı şeyler konuşuluyor. Yok yer değiştirmesi, yok sizin ifade ettiğiniz gibi (resmi müzakereci olarak kabul edilmesi) bazı konular, bunların söz konusu olmadığını ifade ediyorum" yanıtını verdi.

 

-AKPM Başkanı Brasseur'a Urfa daveti

 

Torino'daki Avrupa Konseyi toplantısı sırasında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı Anne Brasseur ile görüştüğünü ve bu görüşmenin bir saati aştığı bilgisini veren Çelik, Brasseur ile Türkiye'nin pozisyonu ve bölgedeki durumu değerlendirdiklerini aktardı.

 

Türkiye'nin Suriye ile çok iyi ilişkiler olduğunun hep hatırlatıldığını bu noktadan nasıl bugüne gelindiğinin hep söylendiğini anlatan Çelik, halkını bombalayan bir yönetim karşısında Türkiye'nin bunun kabul edilemez olduğunu söylediğini ve aslında bugünleri, dünden gördüğünü ifade etti.

 

Bakan Çelik, "Bu olayların Türkiye'ye büyük faturalar çıkaracağını yalnız maliyet açısında değil. Şu ana kadar 4,5 milyar dolar harcadık. Harcamaya da devam ediyoruz 2 milyon insana. Yalnız bu boyutuyla değil. Sosyolojik anlamda da, şu anda meydana gelen sıkıntılara işaret ettik" dedi.

 

Halka dönük bir eylemde Irak'ta olduğu üzere çıkacak yönetim boşluğunu terör ve teröristlerin dolduracağını Türkiye'nin daha önce Brasseur'a dile getirdiğini anlatan Çelik, şunları söyledi:

 

"Bugün IŞİD olarak karşınızda. Belki yarın başka türlü de çıkacak karşınıza. Böyle bir tablo aldı. Ortadoğu coğrafyasında bunların sağlıklı değerlendirilmesi, gerçekçi verilere dayalı olarak ele alınması ve çözümlerin buna göre üretilmesi… Yoksa sıradan gazete manşetleriyle veya haber getirenin kim olduğuna bakmaksızın, eğer biz, Avrupa Konseyi, AB, gelişmiş ülkeler hareket etmeye kalkarlarsa bu olayın üzerine yangınla gidilmiş olur. Çözümü mutlak var. Gerçekçi şekilde iyi bir tahlil neticesinde üzerinde gidilmesi gerektiğini sayın başkanla uzun uzun konuştuk."

 

Türkiye'nin bölgede yaptığı insani yardımın boyutlarına dikkati çeken Bakan Çelik, Brasseur'u milletvekili olduğu Şanlıurfa'ya davet ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

 

"Sınır bölgesinde Türkiye'nin halklara karşı ağır görevlerini, çadırların dopdolu olduğunu, caddelerin sokakların Suriyeli vatandaşlardan geçilmez hal aldığını, Türkiye'nin hiçbir fedakarlıktan bu konuda kaçınmadığını, dünyanın, Avrupa'nın duyarsız olduğunu bizzat kendilerine söyledim ve kendisini Şanlıurfa'ya davet ettim. Ankara'ya, İstanbul'a geliyorsunuz hemen dönüyorsunuz dedim. Gelin bir de sınır bölgesindeki Kilis, Şanlıurfa, Hatay, Gaziantep gibi illerimizi de gezin görün. Bizzat bu insanlar neden canhıraş bir şekilde canlarını kurtarma pahasına buraya geldiler. Ne gibi sıkıntılarla karşı karşıyalar, bunları bir an önce yurtlarına geri dönmeleri konusunda neler yapılmalı, bir de o insanları görerek değerlendirmek de yarar var şeklinde çok geniş kapsamlı konuları birlikte ele aldık. İyi bir bilgilendirme olduğu inancındayım."

Diğer Haberler